BASIN AÇIKLAMASI 134

Tarih: 21.01.2014

Tüm Öğretim Elemanları Derneğimizin 17 Ocak 2014 tarihinde yapılan 14. Olağan Genel Kurulu’nda kamuoyuna sunulmak üzere kabul edilen bildiri metni aşağıdadır:

İlk kez Mayıs 1975 tarihinde Ankara’da kurulan TÜMÖD, 12 Eylül döneminde diğer tüm kitle örgütleri gibi kapatılmıştır. Bu dönemin sona ermesinin ardından, 3 Kasım 1986 tarihinde Ankara’da ikinci kuruluşunu gerçekleştiren TÜMÖD, 12 Eylül döneminin ardından kurulan ilk demokratik kitle örgütü olmuştur. Her durumda, üniversite özerkliğinin ve bilim özgürlüğünün yanında yer alan TÜMÖD, karşı karşıya bulunduğu güçlüklere karşın, üzerine düşen sorumlulukları kararlılıkla sürdürmektedir.

12 Eylülden miras kalan YÖK, günümüzde üniversiteleri ve bilim insanlarını ağır baskı altında tutmanın aracı olarak işlevine devam etmektedir. Üniversite özerkliği yok edilmiştir ve üniversite öğretim elemanları da sessiz kalmaya mahkum edilmek istenmektedir.

Bütün bunların dışında özellikle AKP iktidarı döneminde yapılan hukuk dışı uygulamalar, öncelikle ve en ağır ölçülerde üniversiteler ve bilim insanları üzerinde varlığını hissettirmektedir. Sahte kanıt ve gizli tanıklarla, hayali davalar üretilerek yapılan hukuk dışı yargılamalar sonucunda bilim insanları, subaylar, gazeteciler, siyasi parti yöneticileri başta olmak üzere yurtsever aydınlar zindanlarda zulüm görmektedir.

Meslektaşımız olmasından onur duyduğumuz, İnönü Üniversitesi önceki rektörü ve Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, hukuka uygunluğu son derece tartışmalı bir yargılama süreci sonucunda cezaevinde özgürlüğünden yoksun olarak tutuklu bulunmaktadır. Aynı zamanda hekim raporlarında da ifade edildiği gibi çok ciddi sağlık sorunları nedeniyle özenli ve yakın bir sağlık bakımına gereksinim duymaktadır. Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’nun ivedilikle tahliye edilerek, tedavisinin etkin biçimde sürdürülmesi gerekmektedir. Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’nun sağlık durumunda ortaya çıkacak olumsuz sonuçlardan süreci izlemekle yetinen herkes sorumludur. Bu duruma sessiz kalan meslektaşları ve hekimlerin sorumluluğu yanında, elindeki yetkileri kullanmakta çekince gösteren devlet görevlilerinin sorumluluğu, çok daha büyüktür.

Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu gibi sağlıklarını ciddi ölçülerde yitiren benzer durumda olan tüm tutukluların en kısa sürede özgürlüklerine kavuşturulması sağlanarak, tedavilerine başlanması, hukuk devletinin gereği ve insan olmanın zorunluluğudur.

TÜMÖD olarak, yeni bir etkinlik döneminin eşiğinde böylesine karanlık bir tablonun doğurduğu sorunlarla karşı karşıya bulunuyoruz. Temsil ettiğimiz topluluğun çıkarları açısından tüm bu sorunların çözümüne yönelik her türlü demokratik hak ve sorumluluklarımıza sahip çıkmak başta gelen görevimiz olacaktır.

    TÜMÖD Yönetim Kurulu