BASIN AÇIKLAMASI 100

Tarih: 22.12.2011

Fransa parlamentosunun soykırım yalanını reddedenleri cezalandırmayı öngören bir tasarıyı onaylaması, bu ülkede hüküm süren çürümenin ne ölçüde derinleşmiş olduğunu gösteren yeni bir kanıt oluşturmuştur.

Irkçı ve soykırımcı bir geleneğin mirasçılarından olan Fransa parlamentosu, bu kararı ile “herkesi nasıl bilirsin kendin gibi” özdeyişini anımsatan bir tutum sergilemiştir.

1915 öncesinde Ermeni yurttaşların Dışişleri Bakanlığı, Danıştay üyeliği gibi muteber mevkilerde görev almış ve özellikle ticaret yaşamında ön saflarda bir konum elde etmiş oldukları açık bir tarihsel gerçektir. Bu gerçeği ceza tehdidi ile ortadan kaldırmaya kalkışanlar, “dünya yuvarlaktır” diyen Galile’yi zorla susturmuş olan Ortaçağ papazlarının durumuna düşmüşlerdir.

2. Dünya Savaşı döneminde ABD, sınırları içindeki Japon kökenli nüfusu, herhangi bir düşmanca davranışta bulunmadıkları halde, askeri açıdan daha güvenli yerlere nakletmiştir. Bizde yapılmak istenen ise emperyalist güçlerin kışkırtmasıyla askere arkadan saldıranlara karşı bir önlem olmak üzere toplu tehcir uygulanmasından ibarettir. Ne var ki bu durumu fırsat bilen karanlık güçler, barış ve uyum içinde yaşayan Türk ve Ermeni toplulukları arasına ektikleri nifak tohumları sayesinde kanlı boyutlara varan çatışmaları körükleyebilmişlerdir.

Ülkemizde etnik köken açısından eşit haklardan yararlanarak yaşamlarını sürdüren değişik kökenlere mensup yurttaşlarımızın, -geçmişten aldıkları dersler sayesinde- ardı arkası kesilmeyen bu tür kışkırtmaları onaylamaları mümkün değildir. Her şeye rağmen inanmaktayız ki, Anadolu’nun kökleri derinlere dayanan, barış ve kardeşlik temeli üzerine kurulmuş bulunan geleneğinin gücü karşısında bu tür kışkırtmalar başarısızlığa uğramaya mahkumdurlar.
 

 

 

Prof. Dr. Alpaslan IŞIKLI
TÜMÖD Genel Başkanı