BASIN AÇIKLAMASI 89

Tarih: 06.04.2011

Ölçme Seçme Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) yaptığı tüm sınavların düzgün, objektif ve güvenilir olması toplum açısından çok önemlidir. Üniversiteye girmek amacıyla ÖSYM tarafından yapılan sınavlara her yıl iki milyona yakın öğrenci katılmaktadır. Aileleriyle birlikte yaklaşık altı milyon insan bu sınavlarla doğrudan ilgilidir ve büyük bir umut içindedir.

27 Mart 2011 Pazar günü yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) yaşananlar, iktidara ve iktidara bağlı kuruluşlara karşı kamuoyu önünde tam bir güven bunalımına yol açmış bulunuyor. Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ile ilgili olarak ortaya çıkan ve bir türlü aydınlanmayan yolsuzluk iddiaları da, bu konudaki gelişmelerin dönüm noktasını oluşturmuştur.

Son olarak patlak veren şifreli soru olayında da kamuoyunu ve özellikle de sınav mağduru öğrenciler ile velilerini tatmin edici bir sonuca varılmasını olanaksızlaştırıcı bir tutumun sergilendiğine tanık olmaktayız. Bu arada, sorunun çözümünde son çare olması gereken yargı süreci de, başta cumhurbaşkanı olmak üzere, ilgili iktidar yetkilerinin sergiledikleri tutum nedeniyle ağır bir darbe yemiştir.

Şifreli soru sorunuyla ilgili olarak henüz yargı hükmünü vermemişken, bir kısım iktidar yetkilileri tarafından, bu konuda kamuoyuna yansıyan iddiaların yanlış olduğunun açıklanması ise yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkeleri açısından kabulü olanaksız bir durum ortaya çıkarmıştır.

Bu olayla bir kere ortaya çıkmış bulunuyor ki, hukuk kurallarına saygılı bir iktidar yapılanmasının gerçekleştirilmesi, mevcut sorunlarımızın çözümü bakımından yaşamsal bir önem taşımaktadır. Bugün binlerce öğrenciyi ve ailelerini perişan bir bekleyiş içine sürüklemiş olan şifreli soru dramının çözümünün de, bu çerçevede değerlendirilmesi zorunludur.

 

    Prof. Dr. Alpaslan IŞIKLI
TÜMÖD Genel Başkanı