BASIN AÇIKLAMASI 81

Tarih: 10.07.2010

YÖK’ün bilim özgürlüğünü ve üniversite özerkliğini yok sayan uygulamaları, son zamanlarda daha da artmış, sınır tanımayan boyutlara varmıştır. Öyle anlaşılıyor ki Ergenekon denilen sürecin gerçek bilim insanları ve aydınlar üzerinde estirdiği havanın üniversite ve bilim çevrelerinde tepkisizlik ve sinmişlik doğurmuş olmasına kesin gözüyle bakan YÖK yönetimi ve onu yönlendiren siyasi iktidar çevreleri, yüksek öğrenimi tam bir kargaşaya sürükleme yolundaki ısrarlarında herhangi bir engel ve sakınca görmez olmuşlardır.

İktidarın üniversitelere ilişkin tutumu, demokrasiye bağlılığının inandırıcılıktan ne denli yoksun olduğunun önemli bir göstergesidir. Bu durum, Anayasa değişikliği konusunda izlenen politika çerçevesinde büsbütün belirginleşmiştir.

Eğer siyasal iktidar, iddia ettiği gibi 12 Eylül’ün izlerini silmeye yönelik bir Anayasa değişikliği gerçekleştirme niyetinde olsaydı, öncelikle 12 Eylül’ün eseri olan YÖK’ü kaldırmayı öngören bir değişiklik önerisiyle ortaya çıkmış olurdu.

Üniversitelerin tüm öğretim kadrolarıyla bir bütün olarak, 12 Eylül rejiminin ülkenin başına getirdiği bunca olumsuzluk ortada dururken, yargı bağımsızlığını ve kuvvetler ayrılığı ilkesini yok etmeye yönelik bir Anayasa değişikliğine “evet” demesi elbette ki beklenemez.

Yakın tarihimiz, üniversiteleri kendi emellerine alet yapmaya çalışanların, ateşle oynamak gibi tehlikeli bir yola saptıklarını kısa zamanda gördüklerine dair örneklerle doludur. Halkımızın demokratik bilincinin ve iradesinin, hukukun egemenliği ilkesini en az zararla yeniden inşa etmeye yeteceğine olan inancımız tamdır.

 

Prof. Dr. Alpaslan IŞIKLI
TÜMÖD Genel Başkanı
  Öğr. Gör. Suay KARAMAN
TÜMÖD Genel Sekreteri