BASIN AÇIKLAMASI 67

Tarih: 17.08.2009

Taraflarından birisinin Abdullah Öcalan olduğu izlenimi verilen sözde “demokratik açılım” programının gerçekte, karanlık küresel imparatorluğun böl-yönet politikasının bir parçası olduğu giderek bütün çıplaklığıyla anlaşılmaktadır. Bu nedenledir ki özellikle şu iki noktayı kesin olarak görmek zorundayız.

1- Sorun, asla "kürt sorunu" değildir. Eğer öyle olsaydı, programın yandaşları, bebek katillerinden, uyuşturucu kaçakçılarından ve onların yasal ortamdaki bilinçsiz ve bencil uzantılarından ibaret kalmazdı. Halkımızın ayrılmaz parçasını oluşturan değişik etnik kökenden yurttaşlarımız, "sürüden ayrılan kuzu" durumuna düşmenin ve sahip oldukları stratejik ve ekonomik değerlerin emperyalizme peşkeş çekilmesi sonucunu doğuracak sözde çözümlerin kendilerine hiç bir yarar getirmeyeceğinin bilincindedirler. Sorunun kaynağı, gerçekte, emperyalizmin böl-yönet politikasıdır.

2- Ayrıca bilinmelidir ki Abdullah Öcalan diye bağımsız bir kişilik yoktur. Programın gerçek sahibi, onu himaye eden ve krallar gibi ağırlanmasını dayatmış olan güçlerdir. Perdenin arkasındakini gizleyerek, onu ve diğer kuklaları özgürlük mücadelecisi gibi gösteren yandaş medya ve diğerleri büyük bir ihanet içindedirler.

Programın gerçek sahipleri Türkiye'yi bölmek, beğendikleri bir bölümünü Avrupa'nın sınırları içine alarak sömürmek; geri kalan bölümünü de Ortadoğu'nun karanlıklarına gömerek diğer bazı bölge ülkeleri gibi ortaçağ karanlığı içinde gene sömürmek olduğunu gizlemiyorlar. Bu uğursuz planın öncelikli kurbanları da Kürt kökenli yurttaşlarımız olacaktır.

Sözde demokratik programın gerçek yüzü ortaya çıktıkça iflasları hızlanmaktadır.
 

    Prof. Dr. Alpaslan IŞIKLI
TÜMÖD Genel Başkanı