BASIN AÇIKLAMASI 60

Tarih: 20.04.2009

YÖK’ün son zamanlardaki karar ve uygulamaları üniversitelerimizi çok ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakmıştır. Bu sorunların dile getirilmesini, sorunlarla ilgili çözüm önerilerini ve üniversitelerimizde büyük sıkıntılara yol açabilecek hatalı uygulamalardan bir an önce vazgeçilmesini sağlamak amacı ile, Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) ve Ankara’da bulunan çeşitli öğretim üyeleri ve elemanları derneklerinin temsilcileri son durumu birlikte değerlendirerek vardıkları sonuçları kamuoyumuza duyurma kararı almışlardır.

Gücünü siyasal iktidardan alan YÖK’ün, üniversite kamuoyuna danışma gereği görmeden aldığı kararlar arasında, üniversite öğretim üyelerine yönelik “zorunlu rotasyon” anlamına gelen son girişimi, üniversitelerimizde çok ciddi ve haklı tepkilere yol açmıştır.

Ülkemizin her köşesinde bulunan üniversitelerin “eğitim - öğretim ve araştırma” bakımından en yüksek standarda ulaşması, tartışmasız bütün öğretim üyelerinin ortak dileğidir. Normal koşullar altında, demokratiklik, eşitlik ve gönüllülük temeline dayanarak yapılması gereken üniversitelerarası rotasyon uygulaması, Atatürkçü yurtsever öğretim üyeleri tarafından onurla yerine getirilecek bir görevdir.

Ancak, mevcut iktidarın son yıllarda giderek artan ve üniversiteleri de kapsayan kadrolaşma çabaları, yükseköğretim camiasında endişe ile izlenmekte ve rotasyon uygulaması ciddi sorgulamalara, tepkilere ve huzursuzluklara yol açmaktadır.

Sorunun kaynağında gerekli kadro ve fiziksel altyapı gereksinimleri sağlanmadan, çok sayıda üniversitenin plansız bir şekilde açılmış olduğu gerçeği yatmaktadır.

Akademik, sosyal, stratejik ve ekonomik planları yapılmadan, altyapıları tamamlanmadan açılan yeni üniversitelerimizle, yıllardır faaliyette oldukları halde gelişmelerini hala tamamlayamamış olan bazı üniversitelerimizin öğretim üyesi ihtiyacının, gelişmiş kabul edilen üniversitelerden “öğretim üyesi taşıma” yoluyla karşılanmaya çalışılması, öğretim üyesi sayısı ancak kendilerine yeten kıdemli üniversitelerimizde de “eğitim - öğretim ve araştırma” kalitesinin düşmesine yol açabilecek sonuçlar doğuracaktır.

Ayrıca, rotasyona gönderilen öğretim üyelerinin bilimsel bilgi üretme görevleri gözardı edilerek, yalnızca öğretici niteliklerinden yararlanılmak istenmesi, yürütülmekte olan önemli birçok araştırma projesinin de aksamasına yol açacaktır. Oysa ülkemizin uluslararası alanda rekabet gücünü arttırmak için yüksek standartta bilimsel araştırma yapmaya ve teknoloji geliştirmeye acil ihtiyacı vardır.

YÖK tarafından uygulanması planlanan zorunlu rotasyon kararı sorun çözücü olmayacak, aksine üniversitelerdeki sorunların katlanarak artmasına neden olacaktır. Gelişmekte olan bölgelerde açılan üniversitelerimizin arzu edilen akademik standartlara ulaşması için alınması gereken önlemlerin başında, akademik ve fiziksel altyapı çalışmalarının tamamlanması gelmektedir. Bu amaçla, geçici çözümler yerine, kalıcı çözümlere yönelik uzun dönemli stratejiler geliştirilmesi ve öğretim üyesi yetiştirme programının (ÖYP) daha kapsamlı hale getirilerek kendi öğretim üyesi kadrolarını oluşturması sağlanmalıdır.

Bu hedefe ulaşmak için, geçiş döneminde “kardeş üniversite” uygulamasından yararlanılabilir. Kardeş üniversiteler arasında nitelikli-verimli bir dayanışma oluşturulması ve uygulamanın gerçek gönüllülük esasına dayandırılarak, akademisyenlerde “zorlanma ve kadro kaybetme endişesi” ne yol açmaması, beraberinde çok daha verimli sonuçları getirecektir. Ayrıca, bu üniversitelerde gönüllü görev yapılmasını özendirmek için, görev alacak kişilerin çalışacakları yeni ortamlardaki maddi manevi koşulların iyileştirilmesi ve belli bir süre sonra kadroya bakılmaksızın eski görevlerine dönmeyi sağlayacak yasal düzenlemelerin sağlanması şarttır.

Bu nedenle, YÖK’ün üniversitelerimizde başlatacağı “zorunlu rotasyon” uygulamasından vazgeçmesi, üniversitelerimizde huzursuzluğa yol açmayacak ve öğretim üyelerinin çalışma şevkini kırmayacak yeni çözümler üretmesi gerekmektedir. Ancak bu şekilde ülkemizin bilim ve teknoloji alanında daha önemli atılımlar yapabilmesi mümkün olabilecektir.

Diğer yandan, basına yansıtıldığına göre, YÖK’ün kendi üyelerinin bir kısmının bile bilgisi dışında yapılmak istenen değişikliklerle üniversite özerkliğini tümüyle ortadan kaldıracak hükümler getirmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Derneklerimiz, üniversitelerimizi “düzey ve nitelik” kaybına uğratacak her tasarıya ve uygulamaya karşı kamuoyunu aydınlatma ve dirençle mücadele etme kararlılığındadır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
 

  TÜMÖD - Tüm Öğretim Elemanları Derneği,
Gazi Üniversiteli Öğretim Elemanları Derneği,
HÖDER- Hacettepe Öğretim Üyeleri Derneği,
Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği.