BASIN AÇIKLAMASI 52

Tarih: 17.10.2008

Hükümetin öğrenci affı girişimi, karşı çıkılması olanaksız bir gerekçeye dayandırılarak savunulmaktadır. Eğitimin herkes için bir hak olduğu ileri sürülerek, mümkün olan en geniş kitlenin bu aftan yararlanmasının amaçlandığına tanık oluyoruz.

Oysa, gerçekte amaçlanan eğitim hakkının karşılanması olsaydı, devletin tüm alanlardaki sorumluluklarından soyutlanmasını zorunlu kılan bir modelin dayatılmasına boyun eğilmezdi. Hiç değilse sağlık ve eğitim gibi kamusal hizmetlerin piyasanın acımasız ellerine terk edilmesi doğrultusundaki bir yola girilmezdi. Öğrenciyi müşteriye, eğitim kurumlarını ticarethaneye dönüştürme yolundaki bu gidişin sonucunda, eğitimin bir hak olmaktan çıkarılarak alınıp satılan bir mala indirgenmesi kaçınılmazdır.

Gerçekte amaçlanan eğitim hakkının karşılanması olsaydı, öncelikle eğitim kurumlarının olanaklarının genişletilmesi, gerekli fiziksel koşulların sağlanması, daha yaygın ve daha nitelikli bir eğitimin gerçekleştirilmesi gerekirdi. Bunlar yapılmadan, geniş bir kesimde eğitim hakkından yararlanabileceklerine dair bir umut uyandırılması, çok geçmeden derin bir düş kırıklığına düşmelerine; dolayısıyla, öğrenciler ve aileleriyle öğretim kurumlarının sorumluları arasında ciddi gerginlikler doğmasına yol açabilir.

Kaydolduğu okulda oturacak bir sıra bulmalarının bile olanaksız olduğunu görecek olan öğrencilerin ve ailelerinin öfkelerinin öncelikli muhatabı, karşılarında buldukları eğitim kurumlarının yönetimleri olacaktır.

Asıl amacı başka noktalarda aramak gerekir. Besbelli ki gelecek seçimler için mavi boncuklara ihtiyaç vardır. Öyle anlaşılıyor ki olası bir aftan yararlanacakların önemli bir bölümünün türbanlılar olması, bu eskimeyen göz boyama aracının gündemden düşmeyen yerine yeni bir boyut getirecek; türban, bunca önemli sorunun örtülenmesinde, artık gelenekselleşmiş olan rolünü oynamayı sürdürecektir.

 

Prof. Dr. Alpaslan IŞIKLI
TÜMÖD Genel Başkanı
 
  Öğr. Gör. Suay KARAMAN
TÜMÖD Genel Sekreteri