BASIN AÇIKLAMASI 31

Tarih: 15.12.2007

 

Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın YÖK Başkanlığına seçilmesiyle ilgili görüşlerimizi ve edindiğimiz bazı bilgileri, demokratik sorumluluğumuzun gereği olarak üyelerimize ve kamuoyumuza aşağıda sunmaktayız:

Anayasanın 131. ve 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kurulu Yasasının 6. maddesine göre, cumhurbaşkanı tarafından üye atanırken “rektörlük ve öğretim üyeliğinde başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik verilmesi” koşulu öngörülmüştür. Oysa, Prof. Özcan, hiçbir zaman rektörlük yapmamış olduğu gibi, kısa bir süre yaptığı bölüm başkanlığı dışında herhangi bir idari görevde bulunmamıştır. Öte yandan, akademik kariyerine ilişkin bilgiler ışığında “başarılı hizmet yapmış” profesör sayılması da mümkün görünmemektedir.

Prof. Özcan ODTÜ’de doçent olduktan ancak 14 yıl sonra 2003 yılında profesör olabilmiştir. Bu arada bilimsel yetersizlik gerekçesiyle profesörlüğü iki defa ertelenmiştir.

Prof. Özcan, son zamanlarda “ılımlı İslamlık” konusunda adı ön plana çıkarılan Malezya’da, 1992-1994 yıllarında İslam Üniversitesinde iki yıl kadar çalışmış, yayınlarının önemli bir bölümü bu üniversitenin periyodiklerinde yayınlanmıştır.

Malezya İslam Üniversitesi, özellikle rektörünün beyanları dolayısıyla Atatürk karşıtı olarak ün yapmıştır. 1995 yılında Dışişleri Bakanlığı’nın uyarısı üzerine, YÖK bu üniversitenin denkliğini kaldırmıştır. Dışişleri Bakanlığı’nın yazısında, ayrıca bu üniversite ile ilişkilerde dikkatli olunması uyarısı yapılmıştır.

Prof. Özcan, Eylül ayında basına yansıyan açıklamalarında, üniversitede türban yasağının kaldırılmasının türbanlı sayısını azaltacağını ifade etmiştir. YÖK Başkanı seçildikten sonra yaptığı ilk açıklamada ise, üniversitelerde her türlü yasağın kaldırılacağını söylemiştir.

Prof. Özcan, akademik unvanlarının bir bölümünü ABD’de Chicago Üniversitesinde edinmiştir. Bu üniversite, Şili’de Salvador Allende’nin bir komplo sonucunda devrilmesi üzerine kurulan Pinochet diktatörlüğü döneminde, esas olarak Şili’yi dış sömürüye açmayı amaçlayan tahribatın baş sorumlusu olan “Chicago Boy”ların yetiştiği üniversitedir.

Prof. Özcan, bir Amerikan örgütü olan Fullbright’ın Türkiye bölümünde görevlidir.

Özetle belirtmek gerekirse, tutulan yolun gerçekte Türk-İslam sentezi olmayıp Amerikan-İslam sentezi olduğu her geçen gün biraz daha açıklık kazanmaktadır. Bu ise İslamiyet’le de bağdaştırılması mümkün olmayan bir yoldur.

 



 
Prof. Dr. Alpaslan IŞIKLI
Tüm Öğretim Üyeleri Derneği
(TÜMÖD) Genel Başkanı