BASIN AÇIKLAMASI 5


Tarih:30.12.2006

 Ülkemiz çok önemli sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Önümüzde cumhurbaşkanlığı gibi yaşamsal bir konu duruyor. Böyle bir aşamada üniversitelerin, ciddiye alınması mümkün olmayan nedenlerle bir kaos ortamına sürüklenmesine yol açacak uygulamalara tanık olmaktayız.

 Bu yöndeki olaylar zincirinde İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun YÖK tarafından görevden alınması önemli bir halka oluşturdu. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Aras benzer bir uygulamadan, ancak Danıştay kararı sayesinde  kurtulabildi. Başka bazı çevrelerin eseri olmasına karşın, Van Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın’ın başına getirilenler de sonuçları bakımından aynı amaca hizmet etmiştir.

 Bu yöndeki uygulamaların son halkası, A.Ü. Tıp Fakültesi’nin başarılı dekanı Prof. Dr. Tümer Çorapçıoğlu ile ilgili olarak patlak vermiştir. Çorapçıoğlu, yeni bir dekanlık dönemi için yapılan seçimlerde diğer üç adayın aldığı oyların toplamından daha fazla oy almış olmasına karşın YÖK Genel Kurulu tarafından elenmiştir. YÖK, Çorapçıoğlu’nun yerine aday olmayan bir başka profesörü dekan olarak belirlemiş; ancak, o da YÖK kararının hemen ardından istifa ettiğini açıklamıştır.

 Üniversitelerin bilimsel alanda taşıdıkları sorumlulukların yanı sıra ülkenin bağımsızlığı ve Cumhuriyet’in varlığı konusunda da bir bütün olarak önemli sorumlulukları vardır. Dolayısıyla, üniversitelerde derin ve yaygın bir tedirginliğe neden olan bu tür uygulamaların, üniversitelerin sınırlarını aşacak boyutta olumsuz sonuçlar doğuracağının bilinmesi gerekir.